iletişim sayfası
 
 

ÇOCUK PİŞİKLERİ  VE OZON TEDAVİSİ

Pişik tedavisinin en önemli iki amacı vardır. Birinci amaç, hasarlanmış derinin iyileşmesini hızlandırmak, tekrarlarıönlemektir. İkinci amaç ise pişiğin üzerine eklenen enfeksiyonu kaldırmaktır. Bu amaçla kullanılan Ozonlanmış yağ herhangi bir yan etkisinin olmaması, diğer kullanılan hiçbir ilaç ile etkileşime girmemesi, herhangi bir kimyasal madde içermeyen doğal bir ürün olması , klasik tedaviye alternatif olacağını göstermektedir.

PİŞİK NEDİR?

Pişik, genellikle çocuk bezinin bebeğin tenine temas ettiği bölgede hafif kabartılı bir kızarıklık biçiminde ortaya çıkan, tedavi edilmeden durum ilerlediğinde üzerine mantar ve bakteriyel enfeksiyon eklenerek kızartılı küçük şişlikler, içi su dolu kabarcıklar oluşmasıdır.

Tıbbi bir ifade ile diaper dermatiti, idrar ve dışkının nemli ortamda tahrişi ile oluşan irritan kontakt dermatitdir.
Diaper dermatitinin gelişiminde en önemli faktör bebek bezinin kapatıcı yapısı nedeniyle derinin aşırı hidrasyonu ve sonuçta derinin masere olmasıdır.
Bebek derisi erişkinden daha incedir, irritasyona ve enfeksiyona daha yatkındır. Bu nedenle nemli deri frajildir ve sürtünme zedelenmesine daha duyarlıdır.
Bölgenin sık temizlenmemesi sonucu, henüz yeterince gelişmemiş olan cilt üzerindeki koruyucu tabaka iyice zayıflar ve zararlı maddelerin cilde kolayca geçmesine sebep olur.
Buna fırsat vermemek amacı ile, insanoğlu çok eski devirlerden beri, bebeklerin altına, atıkları emebilecek ve cildi mümkün olduğunca kuru tutacak yaprak, toprak ve daha sonraları bezler koymuşlardır.
Teknolojik gelişmelerle daha konforlu  bebek bezleri üretilmesine rağmen diaper dermatitinin sıklığı azalsa da hala önemli bir sorundur.
Önceleri idrardaki serbest amonyak düzeyinin yüksekliği  pişik gelişiminden sorumlu tutulmaktaydı.Ancak son yapılan çalışmalarda amonyağın pişik ile primer rolü olmadığı fakat deri bütünlüğünün bozulduğu durumlarda eritem ve irritasyonu arttırarak pişiği hızlandırdığı saptanmıştır.
Son yıllardaki çalışmalarda; pişik gelişiminde dışkıdaki üreaz enzimleri üreyi parçalayarak asidik olan deri PH’ını alkali hale getirirler, bu artış dışkıdaki proteaz ve lipazların etkisini arttırır.
Bebek dışkısındaki proteaz ve lipazlar deri için en önemli tahriş ediciler olduğu gösterilmiştir. İnek sütüyle beslenen çocuklarda dışkıda çok sayıda üreaz üreten bakteri bulunduğundan pişik daha sık görülür. Anne sütünün kesilip inek sütü ile beslenmeye başlandığında pişiklerin daha sık izlenmesi bu çalışmaların sonuçlarını desteklemektedir.
Safra tuzlarıda tahriş edici özellik gösterdiğinden kısa barsak sendromlularda, ishalli çocuklarda,bazı sarılık vakalarında  pişik oldukça sık rastlanır. Kolostomili vakalarda da pişiğin başlaması bu şekilde izah edilebilir.
Pişik oluşumundan sonra bakteri ve mantar enfeksiyonları kaçınılmazdır. Pişik oluşumundan 3 gün sonra C. Albicans olarak adlandırılan mantar o bölgede  sıklıkla birikir.
Ağız pamukçuğu olan bebeklerde pişik bölgesinde mantar daha sıklıkla görülür. Türkiyede 0-1 yaş arası bebeklerin çok büyük kısmında  karşılaşılan sağlık problemlerinden biri olan pişik, bebeklerin yanısıra daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde de görülebilir.

Yetişkinlerde pişik, vücudun eklem yerlerinde ve deri kıvrımları arasındaki nemli bölgelerde sürtünme veya cildin herhangi tahriş edici bir maddeyle temasından  sonra ortaya çıkar. Özellikle yaz aylarında en fazla genital organlar çevresinde, koltuk altlarında, meme altlarında, ayak parmakları arasında ve altında görülür.

Pişikten korunma
İdrar ve dışkı temasını azaltmak için sık sık bez değişimi,  altının değişimi sırasında bez bağlanmadan bir süre  bebeğin altının açık olması ve hava ile teması da oldukça koruyucudur.
Bebeğin altı bağlanırken, mümkün olduğunca bel bölgesinde gevşek bağlanmalı ve havanın bez içinde dolaşması sağlanmalıdır.
Bebeğin altı bağlandıktan sonra cildin hava almasını engelleyen sentetik külot gibi nemin içeride kalmasına neden olan bariyerler giydirilmemelidir.
Dışkı yapılmış poponun, içine 1-2 damla ozonlu zeytinyağı ilave edilmiş ılık su ile hafifçe yıkanması önerilmektedir. Bu alan, daha sonra temiz, yumuşak, emici bir bez ile temizlenir. Yağ, yapışmış artıkları uzaklaştırır ve deride koruyucu bir tabaka oluşturur.
Tarihte “sıvı altın”olarak adlandırılan zeytinyağı yiyecek olarak kullanılmasının  yanında tahrişin neden olduğu acı ile yanmayı giderici ve yumuşatıcı özellikleri olan losyondur da.
Zeytinyağı, içeriğindeki protein, vitamin ve minerallerle deriye güçlü penetrasyonu sayesinde güçlü nemlendirici,antioksidan  özelliği vardır. Antioksidan özelliği ve asidik değeri ile  dokuların yara veya iritasyonunda enfeksiyonlara karşı koruyucudur.
Bebeğin her altı açıldığında genel koruyucu önlemlerin yanında ozonlu zeytinyağı sürüldüğünde bebek pişikten korunmuş olacaktır.

PİŞİĞİN TEDAVİSİNDE OZONLANMIŞ YAĞIN  ETKİSİ
Pişik tedavisinin en önemli iki amacı vardır.
Birinci amaç, hasarlanmış derinin iyileşmesini hızlandırmak,  tekrarları önlemektir.
Bu amaçla engel kremler olarak adlandırılan deri üzerinde bir tabak oluşturarak, deriyi  zararlı irritan ve mikroorganizmalardan koruyan kremler kullanılmaktadır. Bu amaca en uygun özellikteki krem ozonlanmış yağdır. Her bez değiştirildiğinde sürülmesi gerekmektedir.
Pişik oluştuktan sonra sebep olan faktörler ortadan kaldırılmazsa üzerine mantar ve bakterilerin eklenmesi kaçınılmazdır.
İkinci amaç ise pişiğin üzerine eklenen enfeksiyonu  kaldırmaktır.

Bu amaçla kullanılan Ozonlanmış yağ herhangi bir yan etkisinin olmaması, diğer kullanılan hiçbir ilaç ile etkileşime girmemesi, herhangi bir kimyasal madde içermeyen doğal bir ürün olması , klasik tedaviye alternatif olacağını göstermektedir.

Ozonlanmış Yağ(OZON OIL) nedir?

Ozonlanmış yağ, saf zeytinyağından ozon gazı kabarcıklarını haftalar boyunca geçirilmesi ile oluşturulur. Bu süreçte doymamış yağ asitlerindeki karbonlar arası çift bağlar oluşur ve antifungal, antibakteriyel ve antiviral etkili bileşikler ortaya çıkar. Bu bileşikler; hidroperoksid,ozonidler, aldehitler, peroksid, diperoksid ve poliperoksitlerdir. Bu bileşikleri içeren

ozonlanmış yağ farklı enfeksiyonlara karşı başarı ile kullanılır. Yapılan çalışmalarda (Sartori 2003) ozonlanmış yağın candida dahil olmak üzere tüm deri mantarlarına  etki gösterdiği bulunmuş.

KAYNAKLAR:

  • Neveen S.I. GEWEELY, İnt.J.Agri.Biol.,Vol.8,No.5,Antifungal Activity of Ozonized Oil (Oleozone)
  • L.Falcon et al,TREATMENT OF EPIDERMOFITOSIS WITH TOPICAL OZONIZED OIL
  • Al-Waili NS.Mixture of honey,beeswax and olive oil inhibits growth of staphylococcus aureus and candida albicans.Arch Med Res 2005;36:10-13
  • Al-Waili NS.Clinical and mucological benefits of topical application of honey olive oil and beeswax in diaper dermatitis. Clin.Microbiol infect 2005;11:160-163
  • Meltem Önder ve ark.Diaper Dermatit.Çocuk sağlığı ve hastalıkları dergisi 2007;50:129-135
 
 
   
  www.ozonluyag.net
  www.balmozon.com
   
   
   
Copyright ©2010 (Her Hakkı Saklıdır) www.drbeytiyebas.com, sitesindeki sunulan bilgiler ziyaretçileri bilgilendirmek amaçlıdır.
Tıbbı tedavi önerisinde bulunmaz. Şikayetleriniz için ilgili uzmanlık alanında bir doktora başvurunuz.